• https://www.facebook.com/ElbistanliBiyografi/

Tarihçe

Binlerce yıl öncesine baktığımızda, Anadolu’yu Güney’e oradan da Arabistan’a bağlayan en kısa yolun Elbistan’dan geçtiğini görürüz. Bu yol, aynı zamanda Elbistan Bölgesi’ne girerken ve çıkarken dar boğazları ve geçitleri takip etmek zorunda olduğundan, geçenler için fazla güvenli de değildir. Çünkü bu geçitlere ve vadilere sahip olan güçler, geçenlere istediği kötülüğü yapabilme fırsatını, hücumda üstünlük ve tuzağa düşürüp imha etme imkânını yakalamış olurdu.

İlk çağlarda tarım ve hayvancılığın temel geçim kaynağı olduğu yıllarda geniş otlaklara, yazın yaylaklara ve bol su kaynaklarına sahip Elbistan bölgesi önemli bir yerleşim alanı olmuştur. Bu yerleşimlerin en önemli delili yaşam Hüyükleri ve Tümülüs (Kurgan)’lardır.

Elbistan ve civarında Minehöyük, Ozanhöyük, Karahöyük, Tilhöyüğü, Malaphöyüğü, Gavurviranhöyüğü vb.onlarca yerleşim yeri mevcuttur. Ayrıca önemli Devlet adamlarının gömüldüğü Tümülüs denilen mezarlarda dağ ve tepelerin üzerinde elli civarında ova kıyısına serpilmiştir. Bu Tümülüsler 20-50 m. yüksekliğinde 50-100 m. genişliğindedir. Bu mezar odalarının üzerine talan yapılmaması için insan ve hayvan gücüyle tonlarca toprak taşınmıştır. Piramitlerin yapılması kadar zor olmasa da anıtsal yapılardır. Aynı zamanda bu coğrafyada nüfusun çokluğunu da gösterir. Yerleşim höyükleri ve Tümülüsler de hiçbir arkeolojik kazı yapılmamıştır.

Elbistan’da ovanın etrafı tabi bir kale suru gibi dağlarla çevrilidir. Güneyinde ve Doğusunda Toros dağları, Batısında Binboğa ve Hezanlı dağları, Kuzeyinde ise Tahtalı dağları ile çevrilidir.

Elbistan’ın ilk sakinleri Kafkasya kökenli Turanî bir kavim kabul edilen Hurri’lerdir. Bunlar da ahret inancının olması Tümülüslerin yapılma sebebidir. Yükseğe yapılması ise hem anıtsal hem de Tanrıya yakın olma inancından kaynaklanır.

Elbistan adı Hitit Luice’de Asta (akan, akar), Farsça’da Ab (su) kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Akan su şehri anlamına gelir. Bu ismin gelişim süreci ise, Ablasta - Ablistan - Albista – Albistan - Elbistan şeklindedir.

Elbistan’ın bilinen tarihi Hurri’lerle başlar. Sırasıyla Hititler, Asurlular, Persler, Selevkoslar, Urartular, Kommagenler, Romalılar, Bizanslılar ve Abbasiler ve Türk hâkimiyeti ile devam eder.

Elbistan, 1085 yılında Emir Buldacı tarafından fethedilerek; Anadolu Selçuklu topraklarına katılmış ve Türk hâkimiyetine girmiştir. Elbistan’ın aynı tarihte Ceyhan Irmağı ve Küçük Ceyhan arasındaki Kale civarındaki adaya taşındığı bilinmektedir. Elbistan Haçlı Seferleri, Moğol İstilası ve Şah İsmail Döneminde üç kez istilaya uğramıştır. 1337’de Zeynettin Karacabey tarafından Dulkadirli Beyliği kurulmuş, 1522’e kadar bu beylik bölgeye hâkim olmuştur. 185 yıl hüküm süren Dulkadirli beyliği Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Sivas, Gaziantep(Ayıntap), Hatay,         Kayseri, Kırşehir, Harput (Elazığ) gibi illeri içine almıştır. Osmanlı hâkimiyetine en son katılan beylik, Dulkadirli Beyliği’dir.

Elbistan, Osmanlı hâkimiyetine girdikten sonra 1522’de Maraş’ta kurulan Dulkadirli eyaletinin sancağı olmuştur. 1864’te Halep vilayetinin Maraş sancağına bağlı kazadır. 1867 tarihinde Müsellemlikten Kaymakamlığa dönüştürülmüştür. I. Dünya Savaş’ı sonrasında Halep’in topraklarımız dışında kalmasıyla Maraş vilayetine bağlanmıştır. Elbistan, günümüzde Kahramanmaraş’ın en büyük ilçesidir.

 

Kaynak: Elbistan Kaymakamlığı

REKLAM
ÜYE GİRİŞİ
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 5°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam51
Toplam Ziyaret83290